|
Nazım Hikmet'in doğumunu kutlamadık!.. |
|
|
Çarşamba, 17 Ocak 2007 |
Sosyalist sanatçı kimliğinden soyutlanarak yaşatılmak istenen Nazım Hikmet’in, bu yıl, doğumunu kutlamak gelmedi içimizden…
Bir yandan bizim hazır ve istekli olmamamız, diğer yandan sosyalist kimliğinin silinmesine göz yumulan sisli hava nedeniyle, bu türden bir kutlamayla değil de, yazarak müdahale etme gereksinimi duyduk…
“Toplumcu Tiyatronun Günümüzdeki Durumu” neyse, “Nazım Hikmet’e yaklaşım da aynı durumda…
Kendini sosyalist yada komünist olarak tanımlayan örgütlerin, salt siyasal yanına ağırlık verdiği ve (yine) kendini sanatçı yada sanat dostu olarak tanımlayan örgütlerin (de) salt sanatsal yanını ele aldıkları bir Nazım Hikmet ile karşı karşıyayız…
Toplumcu tiyatro yapmakta zorlanan ülkemizde, nasıl ki bu konuda bir şeyler söylemek zorsa, Nazım Hikmet’in sosyalistliğinin örtülmek istendiği günümüzde de, bu konuda bir şeyler yapılması son derecede zor. Tabii ki olanaksız değil!..
Zoru başarmak için yola çıkmak, inanın övgüye değer bir durum. Ancak…
Ancak, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı yada Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nin, Nazım Hikmet için bir şeyler yapması, ne denli önemli görünse de, her şeyden önce, bu şairimizin yaptıkları ve yapmak istediklerini ilerletebilecek sanatsal üretimde bulunmak olanaksıza yakın zorlukta!..
Salt “eski” sanatçılarla yetinmek yerine, “yeni” sanatçı yetiştirebilecek donanıma sahip olmalıyız. Salt Türkiye Komünist Partisi değil, hiçbir siyasal örgüt, neredeyse “yeni” sanatçı yetiştirmekte son derecede yeteneksizlik gösteriyor. Politik ve ideolojik olanın ötesine geçip, estetik üretim yapabilecek insan yetiştirmekte zorlanan örgütler, değil ülke yönetimine gelmek, kendi örgütsel yapılarını bile sürdürmekte zorlanacaklar…
|