header image
Ana Sayfa arrow Günebakan arrow Beş dakikalık İstiklal Caddesi gezintisi
Beş dakikalık İstiklal Caddesi gezintisi Yazdır
Çarşamba, 10 Ocak 2007
ImageBayramın ikinci ve yeni yılın ilk günü olan pazartesi, tiyatromuza kimsenin uğramaması (ressam Muhammed Aliyev’in dışında) nedeniyle, can sıkıntımızı gidermek için, yıllardır gezmediğimiz İstiklal Caddesi’ne çıkma kararı aldık…

Oğlum ile birlikte gezmenin verdiği sevinçle, ceset görünümlü insanların işgal ettiği bu caddeyi bile, şirin görmeye başladım…

Henüz Yeniçarşı Caddesi’nden İstiklal’e çıkarken, insanların yaşamadıklarını, birer suret olarak, kalabalık içerisinde devindiklerini algılamamız çok kolay oluyor…

Tüm işyerlerinin, tüm sokak satıcılarının ve tüm uyur-gezer haliyle gezinti yapan insanların, sadece ve sadece ceset görünümlü durumları, beni, her an, Dostoyevski romanlarının içerisine tutsak olmuş insanların duygusuzluğunun griliğine itiveriyor…

Neden dünyaya geldiklerini bilmeyen ve en önemlisi öğrenmek istemeyen, öğrenmek istese de algılamaları olanaksız olan bu durumdaki canlılar için, “insan” sözcüğünü kullanmak, ne derece doğru?..

Kanıksanmış ve doğallıktan kopmuş hayatların ezberlenilerek, elden ele dolaştığı İstiklal’de dolaşmak bile, insanı kirletiyor!.. Kirlenmek istemeyenlerin, yollarını değiştirmek zorunda olduğu bu cadde, her türden sömürünün izdüşümü olarak varlığını korumayı beceriyor. Kaymakamlık binası ile gezici karakolların, düzenin sağlanması için varlıklarını koruduğu bu caddede, ceset ruhlu insanların, birer konserve içine sıkıştırılmış bezelye tanesi gibi tıkıştırılmalarını anlayabiliyorum…

Hemen caddenin yanı başına, öbekler halinde dizilmiş “türkü bar” denilen lanet olası mekanların, insanların ruhuna yapışıp kalmış son insanlık kırıntılarını da yok etmek çabasıyla, adeta yeminli insanlar tarafından kurulduklarını görmek için, büyük bir çaba harcamaya gerek yok!..

“Siz de zengin olabilirsiniz!..”diye slogan atan Milli Piyango bayilerinin banal sesleriyle, sanal evrene çağırdıkları ceset yüzlü insanların işgalinde bulunan İstiklal, hiçbir konuda inandırıcı olamıyor. Ne kitapçıları insanları okumaya çağırıyor, ne kahvehaneleri hoş bir sohbete ve ne de diğer mekanlar doğal gereksinimleri karşılıyor… Ferhan Şensoy Tiyatrosu’nun anlamsızlığı, Alkazar Sineması’nın yabancılığı, Megavizyon’un iğretiliği, Ada Kitap Evi’nin mezarlık kokan duruşu… insanın ceset halinde yürümesi için, İstiklal’e kondurulmuş kent mobilyası işlevi görüyor!..

İnsandan yana, haktan yana, estetik duyarlılıktan yana, edebiyat yada gerçek sanattan yana hiçbir şey üretmeyen ve hiçbir şeyin üretilmesine olanak tanımayan İstiklal, düzenin kirli insan oluşturmak için inşa ettiği bir yer görünümünün dışında, hiçbir sözcük esinlemiyor!..

Yüreğimize işlediği karamsar havası ve içine giren insanların yüzünü birer saralı varlık haline getirmesinin dışında, hiçbir değer üretmeyen İstiklal, sürekli olarak savaşım verilmesi ve mutlaka yenilmesi gereken bir düşman olarak varlığını sürdürüyor…

Meyhanelerinde kirletilen şiirlerin imgesiz kaldığı İstiklal, özellikle Beyaz Ruslar’ın hayaletleriyle beslenen bir vampir olduğundan, devrim kaçkını şairlere de yataklık etmeyi ihmal etmiyor…

Ödünç düşlerin yardımıyla yürüyen cesetlerin istilasına uğrayan İstiklal, ezberletilmiş yalnızlıkların arabesk kokan ve hüzünden gayrı hiçbir sözcükle anlatılamayan yıpranmışlığın verdiği esrimeyle, gününü gün ettiğini sanarak, yokuş aşağı yuvarlanan çürük bir kaya parçası gibi, hızla un ufak olarak yok oluyor!..

Cumartesi Anneleri’nin sıcaklığının unutturulmak istendiği Galatasaray Postanesi’nin küçük alanını işgal eden eroinmanlarına güvenen düzen, hem insani değerleri iğfal ediyor ve hem de intihar ediyor!..

İletişim ve ilişkinin imha edildiği İstiklal, birbiriyle değil de kendi kendisiyle konuşmaya tutsak olmuş monologcuların yaşam alanı olarak, soğuk taşların alınlara vuran gölgesiyle sonsuza dek sızıp kalmak istiyor…

Bırakmamalıyız… İzin vermemeliyiz… İntihardan başka bir şey düşünmeyen bu caddeyi, ele geçirmeliyiz…
< Prev   Next >
Duyuru
Hilmi Bulunmaz'ın yağlıboya tablolarını satınalabilirsiniz
Image






Satınalabileceğiniz tabloları görmek için tıklayın
Link
Image








OYUN
aylık tiyatro dergisi

www.tiyatroyun.com

Hilmi Bulunmaz'ın çıkardığı aylık tiyatro dergisinin web sitesini ziyaret etmek için tıklayın.
En çok okunanlar
Sitede kim var?
Şuan 35447 misafir çevrimiçi