|
Pazartesi, 25 Aralık 2006 |
Sorun yayınları, oğlumla bir tanıtmalık yollamış. Yukarıda adını andığım tanıtmalığın en önemli yanı, kapağındaki Karl Marx’ın sözleri. Olduğu gibi aktarıyorum:
“Yazar, işini hiçbir zaman bir araç olarak görmez. Eserleri kendi içlerinde amaçtırlar; yazar için ve başkaları için eserler araç olmaktan o derece uzaktırlar ki, yazar onların varoluşu uğruna kendi varoluşunu feda edebilir. Yazarlığını maddi bir araç olarak kullanan yazar, kendi iç köleliğinin cezası olarak dış köleliği yani sansürü de hak etmiş olmaktadır; daha doğrusu, sansürün varoluşu onun cezasıdır. Basın özgürlüğünün ilk koşulu, (ücretli) bir iş olmamasındadır.”
İçeriğinin dağınık olması ve dil bütünlüğünün bulunmaması, geliştirilmeye gereksinim duyuyor…
İçeriğinin dağınık olmaması için, tanıtmalığı hazırlayan kişilerin birlikte üretim yapması gerekir. Yaşamı ve üretimi değişik bağlamlarda sürdüren kişilerin, salt bir tanıtmalık hazırlama çerçevesinde bir araya gelmeleri, yeterli olmuyor…
Yine, dil bütünlüğünün olabilmesi için, birlikte ve sürekli üretim yapmak gerekiyor. Örnekse, bir kültür dergisi çıkarmak gibi…
Dün (20 Aralık 06) edindiğim tanıtmalığa henüz birkaç dakikalık göz attıktan sonra, yayımcısı olan Sırrı Öztürk’ü aradım ve ilk olumsuz izlenimlerimi söyledim. Öztürk de bu tanıtmalığın, salt Sorun’un sorunu olmadığı, tüm sosyalistlerin sorunu olduğunu, her türden eleştiriye açık olduğunu belirtti. Hiç yüksünmeden dinledi ve hiç ikirciklenmeden konuştu. Sevindim…
Yayına hazırlayanlar olarak: İsmail Hardal, Sait Oral Uyan, Ruhan Mavruk, Kemal Kök, Meral Kaşoturacak, Nevzat Oğuz, Hüseyin Ali Selvi’nin imzaları bulunan tanıtmalık, yeni şeyler söylemese de, çoktandır unutturulmak istenen “birlikte bir şeyleri kotarmak” anlayışıyla ortaya konduğundan bahse konu olmayı hak ediyor…
Alt başlıkları: “Sanat Cephesi Hareketi Nedir, Ne Değildir?”, “Sanat Cephesi Bildirgesi”, “Temel İlkeler Taslağı”, “Sanat Görüşleri ve Yaklaşımlar”, “Bizim Şiir Antolojisi” olan tanıtmalık, ilgi göstermekten çok, ilgilenilmeyi bekliyor…
Örnekse: “Sanatsal kültürel ve estetik alanda birlikte neler yapılabilir?” diye bir soru soruluyor ve bu sorunun yanıtı olarak düşünülen bir buçuk sayfalık yazının son paragrafı olarak; “Şiir dosyalarını kolektif olarak üretme işi önerisi ilgili Marksist kimlikli şairlere iletilecek, alınan yanıtlara göre devrimci sanatsal iş gündeme alınacaktır.”deniliyor…
İçinde bulunmadığımız yada bulunamadığımız böyle bir cephe, tanıtmalık hazırlıyor ve bir rastlantı sonucu (Sorun yayınlarının bulunduğu binayı satın alma düşüncesiyle oğlum ve eşimin yaptığı ziyaret) elimize geçiyor. Yollama inceliğini gösteriyorlar ve değerlendirme yapmaya başlayınca, “kolektif şiir yayımlama işi” ile karşılaşıyorum…
Sitemizi izlediğine emin olduğum Sorun yayınları yetkilerine, buradan, işimi rastlantıya bırakmadan, bir öneride bulunuyorum; beni de “Marksist kimlikli şairler” sıfatına katıyorsanız, bu sitede bulunan şiirlerimden istediklerinizi, kolektif yararlılık oluşturacaksa, kullanabilirsiniz…
Tanıtmalığı, tam anlamıyla okuyup, değerlendirmelerimi zaman zaman yapacağım…
|