|
Salı, 12 Eylül 2006 |
|
Koca bir gövdesi vardı. Beyaz bir rengi. Hafif kurşuni renklerle süslenmiş bir beyaz renk, fark edilmesini sağlıyordu. Boğuk sesiyle diğerlerinden ayrı bir duruş sergileyen kuş, yorgunluğun tüm göstergelerini taşıyordu… |
|
Devamı...
|
|
|
Cuma, 30 Haziran 2006 |
|
Bu sabah, her sabah yaptığım gibi çay bahçesini gözlemlemekle başladı günüm. Hemen her gün aynı durumu gözlemlemenin oluşturduğu dinginlik nedeniyle yarı uykulu bir ruh halindeydim…
Göz kapaklarımı zor tutuyordum. Ancak birden güneşin parladığını ve büyük mutluluğa çağrı yaptığını düşündüm. Hemen ardından anne serçe ve yavrusunun oynaşmalarına tanık oldum. Hem oynuyor ve hem de yiyecek arayışına giriyorlardı. Buldukları yiyecekleri de paylaşmasını çok iyi biliyorlardı. Yavrunun savunmasız ve dayanıksız olduğunu bilen anne serçe, kendi yemeden önce yavrusunu doyurmaya çalışıyordu. Bu da bana sonsuz mutluluk veriyordu…
|
|
Devamı...
|
|
|
Perşembe, 09 Mart 2006 |
On dört yaşında nişanlanıp, on yedi yaşında evlendi. Hiç tanımadığı biriyle. Huyunu suyunu bilmediği…
On sekiz yaşında doğum yaptı. Oğlunun adı Deniz…
|
|
Devamı...
|
|
|
Cumartesi, 25 Şubat 2006 |
|
Yalan söylüyordu. Yalan söylemeyi gazete, radyo ve televizyonlardan öğrenmişti. Çok televizyon izliyordu ve çok yalan söylüyordu…
|
|
Devamı...
|
|
|
Perşembe, 23 Şubat 2006 |
Dingin bir hava vardı. Taşlar kızıl renkli, çimenler sarıydı. Gümüşi bir duman kente egemendi. Kumral kız, esmer bir gelecek arıyordu. Günlerden Pazar, aylardan mayıstı. Sabahtı. Gece çiğ yağmış, gündüz hava ısınacaktı… |
|
Devamı...
|
|
|
|
<< İlk < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
| Sonuç 1 - 10 Toplam: 11 |